Ben İda.
Kazdağları’nda yüzyıllardır kök salmış, yaşı bin yılı geçen bir zeytin ağacıyım.
Yıllar önce, toprağımdan ayrılmış yaşlı bir gövdeydim.
Torlak Çiftliği bana kucak açtı.
Yeniden kök salabileceğim bir yuva oldu.
Bana İda adını verdi.
Ben de yeniden hayata tutundum.
Geçirdiğim son sekiz yıl bana şunu hatırlattı: Yaşam, her zaman kök salmanın ve yeniden çiçek açmanın bir yolunu buluyor.
Ben; budaklı gövdemin, toprağa sımsıkı tutunan köklerimin altında, sessiz bir yolun rehberiyim.
Doğumu, bereketi, zorluklara rağmen ayakta kalmayı ve varoluşu simgeliyorum.
Beni gerçekten görebilenler için yalnızca bir ağaç değilim.
Emekle üretmeyi, üretirken çoğalmayı, çoğalırken paylaşmayı, paylaşırken büyümeyi ve büyürken adaletli olmayı hatırlatan bir hayat felsefesiyim.
Bu yıl ilk kez çiçek açtım.
Dallarımda birkaç zeytin tanesi taşıyorum.
Yıllar önce bu çiftliğe kasım ayında geldim.
Belki de bu yüzden, her kasım bana yeni başlangıçları hatırlatıyor.
Sergimden ayrılırken bana bakışınızın da değişeceğini umuyorum.
Belki artık yalnızca yaşlı bir zeytin ağacı görmeyeceksiniz.
Belki köklerin, emeğin, zamanın ve umudun birbirine nasıl tutunduğunu da göreceksiniz.
Ben İda.
Bilge bir zeytin ağacıyım.
Köklerim toprakta, hikâyem IŞIK olmaya devam ediyor.

