


2023 yılında, Cumhuriyet’in 100. yılında açılan ikinci İDA Sergi’nin yarattığı duygu ve enerji, uzun süre içimde kaldı. Aradan geçen zamanda gelen geri dönüşler, hatırlamalar ve paylaşılan hisler, İDA’nın sadece bir sergi değil, yaşayan bir alan olduğunu gösterdi.
İDA Sergi; eserlerin yanı sıra, kollektife duyulan saygı, iş birliğinin inceliği ve her katılımcının tevazusu ile büyüdü. El sanatı kadar önemsediğim zarafet, serginin temelini oluşturmaya devam ediyor.
Bu yılın konusu: IŞIK.
Işık…
Tek bir anlama indirgenemeyen, katmanlı bir kavram. Felsefeden mitolojiye, bilimden sanata, inançtan gündelik yaşama uzanan, soyut ve somutu harmanlayan geniş bir alan. Ama tüm bunların ötesinde, insanın içinden yayılan bir öz.
Nereden aklıma geldiğini tam olarak bilmiyorum. Belki de bu belirsizlik, merakı daha da derinleştiriyor.
Bu geniş anlamlar içinde kim ne görüyor ne hissediyor, nasıl ifade ediyor? Sanatçıların ve ziyaretçilerin ışıkla kurduğu ilişkiyi, bu çokluk içinde nasıl bir bağ oluştuğunu görmek istiyorum.
Belki de en çok unuttuğumuz şeylerden biri. Işık, su ve hava gibi…
Varlığını çoğu zaman fark etmeden kabul ettiğimiz ama onsuz olamayacağımız bir şey.
2026 İDA Sergi’de, farklı disiplinlerden ve farklı ifade biçimlerinden doğan IŞIK eserleriyle karşılaşacaksınız.
Kıymet verdiğim zeytin ağacımız İDA’nın gölgesinde, nazik sanatçılar ve duyarlı ziyaretçilerle birlikte, yolumuzun ışıkla kesişmesini diliyorum.
Bağımsız Küratör – Armağan Portakal
İDA SANATÇILARI

ÖZEL ETKİNLİK
Buket Uzuner, Türk edebiyatının saygın yazarlarından biri; eserleri birçok dile çevrilen, dünya okurlarıyla buluşan güçlü bir anlatıcı.
Romanlarında doğayı, kültürü, tarihi ve insanı aynı anlatıda buluşturdu. Yıllar önce başladığı Tabiat Serisi ile doğa merkezli düşünceyi, ekolojiyi ve yaşam kültürünü edebiyatın merkezine taşıdı.
Kadınların yaşam sevincini ve dayanıklılığını anlattığı Kız Neşesi, bir kavramın ötesine geçerek pek çok kadının benimsediği ortak bir dile dönüştü.
İDA Sergi’de Buket Uzuner’i ağırlamak bizim için büyük bir onurdur.
“Hâlâ öyledir.”







